Gökçek ŞifaSize Telefonunuz Kadar YakınızÜcretsiz Google Play'de
İNDİRX
Ev / Hikayelerim / Hormon Tedavisi

Hormon Tedavisi

Hormon vücudun kendine ait enformasyon taşıyıcılarıdır. Hormonlar bezeler tarafından salgılanır ve kana verilir. Hormonlar beli hücrelere gelir ve orada bilgileri okunarak değerlendirilir. Sinirlerin haberleri ulaştırmaları saniye dahi sürmezken, hormonların bilgi taşıması dakikalarca ve hatta saatlerce sürebilir. Hormonlar kimyasal yapısına göre iki gruba ayrılırlar ve bunlar ya protein veya yağlardan oluşur. Proteindan oluşan hormonlara peptit hormonları ve yağlardan hormonlara steroid hormonları denir.

Peptit hormonlarına orta beyin (hipotalamus), hipofizbezesi ve pankreasın salgıladığı insulin ve glukagonları sayabiliriz. Steroid hormonlara ise cinsel hormonlar ve böbrek üstü bezelerinin salgıladığı hormonları sayabiliriz. Hormonlar vücudumuzdaki metabolik  metabolik değişimleri ve organ fonksiyonlarını ayarlar ve bunların başında vücudun şeker seviyesi, su oranı, tonsiyon ve ısısını ayarlar.

Hormonlar salgılandıktan sonra kandaki miktarı miktarı kontrol edilerek ona göre hormon salgılayan bezelerin hormon salgılaması veya salgılamaması yönünde uyarılar yapılır. Yumurtalıklar, testis, tiroidbezi, ve böbrek ütübezelerinin hormon salgılayıp salgılamamaları yönündeki uyarıları hipofiz gudesinden gelen uyarılara göre yapar. Hipofiz gudesin de orta beyinden (hipotalamus) gelen yönlendirme komutlarına göre hareket eder.

Hormon anaormalikleri:
Hormonların yeterince veya düzenlice salgılanamasının sebeplerini şöyle sıralayabiliriz.
1-) Hormon salğılayan organların kısmen tahrip olmas
2-) Hormonları değerlendiren organlarda problem olması
3-) Hormonları taşıyan proteinlardaki problemleri nedeniyle hormonların hedefine ulaşamaması
4-) Bazı organlardaki (akciğer) kanserli urlar kendine has hormon salgılar ve vücudun çalışma sistemini bozarlar.

Hipotalamus:
Orta beyin altında bulunan hipotalamus vücudun sinir ve hormon sistemini kontrol eden merkezdir. Hipotalamus hem sinirsel hemde kandaki hormonunu yorgunluğuna göre hipofize emirler gönderir. Böylece hormon salgılanması ya frenlenir veya artırılır. Bunun haricinde hipotalamus önemli iki hormon salgılar. Bunlardan ADH (antidiüretik hormon) böbreklerin su atışını frenler. Diğer hormon ise Oxytozin olup, bu hormonda hamilelerin doğum sancısını uyarır ve doğumdan sonra göğüste süt oluşmasını uyarır.

Hipofiz:
Hipofiz mercimek büyüklüğünde bir gude olup hipotalamustan gelen emirlere göre hareket eder. Hipotalamustan gelen uyarılara göre 7 çeşit hormon salgılar. Bu hormonlar vücudun gekişmesi, cinsel organların fonksiyonları, metabolik değişimler ve kan dolaşımını düzenler.

Tiroid bezesi:
Tirod bezesi üç önemli hormon salğılar ve bunlar tiroid hormonları T3 ve T4 ile Kalzitonindir. Kalzitonin kalsiyum mineralinin kemiklerde depolanmsı ve fazlasının böbrekler aracılığı ile dışarı atılmasını sağlar. Tirod hormonları T3 ve T4 ise vücudun birçok organik fonksiyonlarında rol alırlar ve bunların başında vücut ısısı ve vücudun enerji kullanımını ayarlar vede başka organların hormon salgılamakta  etkilidir.

Yantiroid bezeleri:
Yantirod bezelerine paratiroid de denir. Ve bunlar 4 adet karabiber büyüklüğünde olup ikisi sağ, ikisi sol tiroid bezine yerleşmiş olup, bunlardan ikisi üste ve ikisi alta olup kare gibi uc noktalara yerleşmişlerdir. Bunlarda para hormonlar salgılarlar. Bu hormon kalzitonin hormonunun karşıtı olup, kemiklerde ve kanda kalsiyum hormonu azalınca parathormonu artar ve bu hormonun artması ile birlikte böbreklerden kalsiyumun atılması frenlenir ve kemiklerdeki kalsiyumun çözülmesi de durdurulur. Yan tiroid bezlerindeki rahatsızlıklar vücuttaki kalsiyum değerlerinin bozulmasına vede kemik yapısının bozulmasına neden olur.

Pankreas:
Pamkreasta insulin , glukagon ve somatostatin gibi önemli hormonlar salgılar. Somatostatin vücudun vücudun gelişmesinde rol oynarken, insulin ve glukagon vücuttaki şeker oranını denğeler. İnsulin enerjinin glukoz ve yaz şeklinde depolanmasında ve glukagon ise depolanan enerjinin kulanılması yönünde rol oynarlar. Kandaki şeker oranınınaşırı yükselip düşmemesi için bu iki hormon bir birlerine zıt etkilerde bulunurlar.

Karaciğer:
Karaciğer somatomedin isimli bir hormon alğılar ve bu aracı hormon kemiklerde sulfatve protein oluşmasını sağlar. Bir diğer hormonsa angiotensiogen isimli hormondur, bu hormon böbrekler tarafından salğılanan renin hormonunu aktifleşir. Angiotensin 2 damarları büzer, böbreklerin su ve tuz atımını frenler ve kişiye susuzluk hissi verir.

Böbreküstü bezeleri:
a-) Böbreküstü bezelerinin dış yüzeyünde 3 grup hormon salgılanır.
1-) Mineralkortikoidler (örneğin: aldosteron): İltihapları önleyici, kandaki şekeri artırıcı, mide asidini artırıcı ve idrar atışını azaltıcıdır.
2-) Glukokortikoidler (kortizol ve kortizon): iltihapları önleyici, kandaki şekeri artırıcı ve mide asidini artırıcı ve idrar atışını azaltıcıdır.
3-) Androgen hormonu: Cinsel hormonlarüzerinde etki yapar.

b-) Böbreküstü bezelerinin merkezinde adrenalin ve noradrenalin (katecholaminler) salgılar.Herhangi bir tehlike anında veya stresli bir durumda bu hormonlaraniden artar. Böylece vücud alarm durumuna dönüşür. Tansiyon yükselir, kalp hızlıca atmaya başlar ve vücudun enerji tüketimi artar.

Dikkatinizi çekebilir

Yüzlerinde Kırışıklıklar

Yüzlerinde kırışıklıklar oluşmaya başlayan Ahmet beye Gökçek İksiri kullandığında kırışıklıklara sebep olan cürufun temizlenerek dışarı ...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.